| Ülkemiz toprak kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, bilim ve tekniğin gerekleri doğrultusunda kullanılmasıyla ilgili çalışmalarda ortaya çıkan sorunların önemini ve önceliğini koruduğu bilinmektedir.

Çölleşme tehditi altındaki topraklarımız, doğal ve doğal olmayan çeşitli oluşumlardan etkilenmekte olup; çoraklaşma, kirlenme, sıkışma vb şekillerde niteliğinin değişmesi sonucu bozulabildiği gibi; erozyon, tarım dışı amaçlı kullanım, hammadde olarak kullanılma ve benzeri şekillerde kütlesel olarak yok olmaktadır.

Verimli tarım arazilerimiz plansız kentleşme, sanayileşme ve turizm yatırımları ile her yıl elden çıkmaktadır. Marmara Bölgesinde 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde yaşanan depremler de, tarım arazilerinin tarım dışına çıkarılmasından doğan zararın acı ve gerçek boyutunu gözler önüne sermektedir.
Türkiye’de tarım sektörünün en önemli sorunu olan yapısal sorunların çözümü, toprak-insan ilişkilerini sağlıklı düzenlemekten geçmektedir.

Yıllardır ülke gündeminde olan bir konu “Tarımsal Üretim Planlaması”dır. Ülkemizdeki arazilerin verimli ve en akılcı biçimde kullanılabilmesi için, öncelikle yetiştirilecek bitkilerin agroekolojik uygunlukları ile toprak istekleri belirlenmeli, sosyoekonomik yapı da dikkate alınarak bunlar eşleştirilmeli ve etkin destekleme yöntemleriyle en uygun kullanım biçimleri belirlenmelidir.
Sahip olduğumuz en büyük doğal varlık olan toprak ve arazi varlığımızın korunması, dengeli kullanılması ve geliştirilmesini amaçlayan girişimler, ancak, toprak ve arazinin sahip olduğu değerlerinin, gelişen bilim ve teknolojinin olanaklarını da kullanarak detaylı tanımlanması, özelliklerinin çok iyi bilinmesi, haritalanması ve veri tabanı oluşturularak buna dayalı planlamaların yapılması ile mümkündür.
Toprak ve arazi potansiyel tespit çalışmalarının doğruluk derecesi, toprak etütlerinin tipi ile yeterlilik ve doğruluk derecesine bağlıdır.
Bazı yöre ve havzaların bir bölümünde yapılan ve yaygın olmayan detaylı toprak haritalarını saymazsak, ülke genelinde toplu değerlendirme yapabilmek için sadece 1966-71 yıllarında yapılan ve 1982-84 yılları arasında güncelleştirilen yoklama düzeyinde toprak etütleri mevcuttur.
Topraksu Genel Müdürlüğü ve devamında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu çalışmalar, halen ülke toprakları ve arazilerinin kullanımı sorunları hakkında başvurulacak başlıca kaynak niteliğini taşımaktadır.
| Topraksu Genel Müdürlüğü ve devamında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu çalışmalar, halen ülke toprakları ve arazilerinin kullanımı sorunları hakkında başvurulacak başlıca kaynak niteliğini taşımaktadır.
Günümüzde de kullanılan bu verilerin dünyada geçerli olan son sistemlere göre yenilenmesi gerekmektedir. |
| Topraklarımız sorunludur ve de topraklarımızın sorunlarını çözmek için onları yeterince tanımıyoruz.
Her farklı toprak grubunun sahip olduğu özelliklere bağlı olarak, kendine özgü kullanım biçimi ve yönetim isteği olduğu için, ülke düzeyinde toprak özelliklerinin ortaya konması ve bu özelliklere dayalı olarak arazi kullanım planlarının hazırlanması, sulama proje alanlarının sağlıklı seçimi, yöresel koşullara uygun ekonomik nitelikli bitki deseni ve ekim sisteminin saptanması, deprem, sel vb. doğal afetlerden doğabilecek zararlarında en aza indirilmesi, uygun toprak yönetim şekillerinin belirlenmesi zorunlu görülmektedir.

Günümüzde toprağın yok olması ve arazi bozulmasının önlenmesi için teknik, ekonomik, yasal ve kurumsal tedbirlerin birlikte alınmasının zorunlu hale geldiği herkes tarafından kabul edilmektedir. Dört mevsimin tüm verileriyle donatılmış, depremlerde görüldüğü gibi kendine yapılan büyük yanlışlıklara tutsak olmayacak kadar kimlikli ve özellikli topraklarımızı, “toprak ana” kutsallığında korumak ve geliştirmek, öncelikle toprağın ölümünü erteleyebilmek ve sonra sorunlu arazileri iyileştirebilmek kaygısıyla, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yönlendiriciliğinde gerekli yasal ve yönetsel düzenlemeler yapılmaktadır.
Anayasamızın 44., 45. ve 166. maddelerine işlerlik kazandıracak Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu Tasarısı, TBMM gündemine alınmak üzere, Başbakanlığa sunulmuştur.
Toprağın tanımlanması, sınıflandırılması, korunması, akılcı kullanılması, geliştirilmesi faaliyetlerini etkili ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmek, Yedinci ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın amir hükümlerinin yerine getirilmesi ve Avrupa Birliği’ne uyum süreci açısından önceliği olan bir konudur.
Bu bağlamda, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 2004 Yılı Yatırım Programında yer alan ve 5 yıl içerisinde tamamlanması planlanan Türkiye Toprak Kaynaklarının Etüdü ve Veri Tabanı Projesi, 14 Haziran – 23 Temmuz 2004 tarihleri arasında Menemen Tarımsal Hidroloji Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde düzenlenecek Eğitim Programı ile başlayacaktır. |
Projenin Temel Amacı; Ülkemizin toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tüm özellik ve yetenekleriyle tanımlanması, uluslararası standartlara uygunluk sağlayacak şekilde sınıflandırılması, envanterinin yapılması, veri tabanının oluşturulması ve verilerin farklı kullanıcılar için anlaşılabilir ve yorumlanabilir bir formda sunulmasıdır.

|
Zaman, duyarlılık, yeni verilerin üretilmesi ve sonradan oluşacak değişimlerin izlenebilmesi açısından proje süresince Küresel Konumlama Sistemi (KKS), Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) gibi doğal kaynakların planlanmasında ve analizinde çok önemli olan teknikler kullanılacak ve veriler elektronik ortamında kullanıcılara aktarılacaktır.
Tarım Bilgi Sistemine temel altlık oluşturacak Proje sonunda elde edilecek verilerle;
Ø Türkiye Toprakları Veri Tabanı oluşturulacaktır.
Ø Tarım alanları nitelik ve nicelik olarak belirlenecektir.
Ø Agro-ekolojik Zonlar belirlenecektir.
Ø Arazi Kullanım Planları hazırlanacaktır.
Ø Türkiye Verimlilik Haritası güncellenecektir.
Ø Erozyon Risk Haritaları oluşturulacaktır.
Ø Türkiye Toprakları Müzesi oluşturulacak ve ülkemizdeki toprak çeşitlerini simgeleyen monolitler sergilenecektir
Proje hazırlık çalışmaları; Üniversiteler, ilgili Meslek Odaları ve Sivil Toplum Kuruluşlarının katılımıyla, 26 Mart 2002 tarihinde, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde başlatılmıştır

Değerlendirme toplantılarının devam ettiği süreç içerisinde öğretim üyelerimizden oluşan Bilimsel Danışma Kurulu ile Teknik Danışma Kurulu oluşturulmuş, öğretim üyelerimizin desteğiyle proje geliştirilmiş ve ilk aşamada projede çalışacak teknik personele yönelik Temel Eğitim Programı hazırlanmıştır.
Gediz Ovası’nda belirlenen bir alanda yapılacak uygulamalı çalışmayı da içeren eğitim sonrası, yeni bilgi ve teknolojiyle donatılmış teknik personelimiz, öncelikle belirlenecek pilot bölgelerde ve sonrasında ülke genelinde toprak etüt ve haritalama çalışmalarını tamamlayacak ve veri tabanını oluşturacaklardır.
Böylece “Türkiye Topraklarını Tanıyacak”, sahip olduğumuz en büyük doğal varlığımız olan toprak ve arazi varlığımızın korunması, geliştirilmesi, planlanması, dengeli kullanılması mümkün olacaktır. |
|
Son Yorumlar